• GİRİŞ

Günümüzde herkesin kullandığı eşyalar, tükettiği yiyecekler, tercih ettiği ulaşım yöntemleri gibi faktörler nedeniyle bir karbon ayak izi bulunmaktadır. Karbon ayak izi bireylerin günlük hayatta yaptıkları seçimler dolayısıyla atmosfere salgılanan sera gazı emisyonlarının karbondioksit (CO2) eşdeğeri cinsinden toplamıdır. Söz konusu emisyonlar küresel ısınmanın en büyük sebeplerindendir. Bu nedenle, karbon emisyonlarının sınırlandırılması ve gerektiğinde fiyatlandırılması için karbon vergisi ve emisyon ticareti sistemi geliştirilmiştir. Paris İklim Anlaşması’nda öngörülen atmosferdeki mevcut sıcaklık artışının, sanayi öncesi döneme göre 20C azaltılması hedefine ulaşmada emisyon ticareti sistemi etkin bir rol oynamaktadır.

  • EMİSYON TİCARETİ SİSTEMİ

Emisyon Ticaret Sistemi’nde (“ETS”) sistem dahilindeki tesislerin sera gazı emisyonlarına bir üst sınır belirlenir.  Bu şekilde belirli bir zaman içinde atmosfere salınacak sera gazlarının miktarı belirlenip kesinlik sağlanır ve böylece ülkeler bu miktarlara dayanarak iklim politikalarını belirleyebilirler. ETS için belirlenen üst sınır, ilgili ülkenin emisyon azaltım hedefi uyarınca zaman içinde düşürülür. 

ETS dahilindeki tesisler salgılayabilecekleri emisyon miktarına en temel olarak üç şekilde ulaşabilirler. Bunlardan ilki; ilgili otorite tarafından karbon emisyonu yapacak işletmeye verilen ücretsiz kirletme hakkı (serbest tahsisat = ücretsiz istihkak), ikincisi; karbon hakkı sahibi işletmelerin veya ilgili otoritelerin bu karbon haklarını açık arttırma yoluyla satışa sunması, üçüncüsü ise; işletmelerin bu izinleri ETS sistemi içerisindeki aktörlerden (karbon hakkı sahiplerinden) belirli bir bedel karşılığında elde etmesidir. Ücretsiz kirletme hakları verilirken ilgili otorite tarafından ETS içindeki her sektör için belli başlı bir toplam karbon emisyon miktarı belirlenir. Ardından, sektöre göre belirlenen karbon emisyonları işletmelerin geçmiş yıllardaki emisyon miktarlarına orantılı olarak işletmelere dağıtılır. Bu tahsisatlar ilgili otoritenin belirleyeceği açık arttırma yoluyla da dağıtılabilir. Tahsisatların açık artırma yoluyla veya ETS içindeki ticari aktörler arasında alım satımının yapılması karbon tahsisatlarının piyasa fiyatını da belirlemektedir. ETS, karbon emisyonlarının miktarına göre belirli bir maliyet ortaya çıkardığı için işletmeler nezdinde karbon emisyonlarını azaltmaları konusunda bir teşvik mekanizması görevi görmektedir.

  • AVRUPA BİRLİĞİ EMİSYON TİCARETİ SİSTEMİ 

Elde ettiğimiz güncel verilere göre dünya çapında 39 ulusal ve 23 bölgesel ETS bulunmaktadır. Bölgesel ETS’lerin en önemli örnekleri Çin ve Japonya iken, Güney Kore ve Yeni Zelanda gibi ülkeler ise ulusal çapta önemli ETS’lere sahiptir. Dünyanın en büyük karbon pazarı 2005 yılından beri faaliyette olan ve her yıl 2 milyar tonun üzerinde karbondioksit yayan sektörleri kapsayan Avrupa Emisyon Ticareti Sistemi’dir (“AB ETS”). AB ETS halihazırda 31 ülkede (27 AB üye devletinin yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve Birleşik Krallık’ta) faaliyet göstermekte ve enerji sektörü, yanma tesisleri, petrol rafinerileri ve demir-çelik faaliyetlerinin yanı sıra çimento, cam, kireç, tuğla, seramik, selüloz ve kağıt üretiminden kaynaklanan karbon emisyonlarını kapsamaktadır.

Neredeyse 10 yıl süren bir sürecin ardından, 1 Ocak 2020 itibariyle İsviçre, ulusal sera gazı emisyon ticaret sistemini (“SETS”) AB ETS ile ilişkilendiren ilk ülke olmuştur. Bu sayede artık iki sistemden gelen emisyon tahsisatları da karşılıklı olarak tanınmıştır. 

  • ETS’LERİN BİRBİRİYLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ 

Paris Anlaşması’nın 6. maddesi uyarınca uluslararası karbon piyasalarının önemi kabul edilmiş ve emisyon azaltma hedeflerine ulaşmak için karbon ticaretine ilişkin sistemlerin kullanılmasının hukuki temeli atılmıştır. Buna göre tıpkı SETS’in AB ETS ile ilişkilendirilmesi gibi, uyumlu olan ETS’ler birbirleriyle ilişkilendirilerek maliyet azaltımı ve CO2 fiyatlarının farklı ülkeler bazında uyumlu hale gelmesi gibi faydalar sağlanabilecektir. Avrupa Parlamentosu’nun Emisyon Ticareti Sistemi’ni ilk defa kabul ettiği 2003/87/EC sayılı Direktif’in 25. maddesi de AB ETS’nin kendisiyle uyumlu diğer ETS sistemleriyle ilişkilendirilmesinin yasal zeminini hazırlamıştır. 

  • SONUÇ

Karbon emisyonlarının etkin maliyetli bir şekilde azaltılmasını öngören emisyon ticaret sistemleri Paris İklim Anlaşması gibi iklim değişikliğine ilişkin uluslararası mevzuatların da önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Uzmanlara göre, İsviçre temelli SETS’in, ETS’lerin en büyüğü olan AB ETS’ye eklenmesi bundan böyle ETS’lerin birbiriyle ilişkilendirilerek daha etkili ve entegre uluslararası karbon piyasaları oluşturması düşüncesini müjdeler niteliktedir