Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından Sürdürülebilirlik Denetçisi Seçimi ve Sürdürülebilirlik Raporunun Genel Kurula Sunulmasına ilişkin yayımlanan duyuru çerçevesinde, 2024 ve 2025 raporlama dönemlerine özel olarak, sürdürülebilirlik denetçisinin yönetim kurulu tarafından belirlenmesi ve 2024 faaliyet yılına ilişkin sürdürülebilirlik raporunun, 2025 yılına ait olağan genel kurul toplantısında finansal tablolarla birlikte paydaşların bilgisine sunulması uygun bulunmuştur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (“KHK”) çerçevesinde, sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin yeni bir yükümlülük rejimi yürürlüğe girmiştir. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (“KGK”) tarafından kabul edilen Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (“TSRS”) uyarınca belirlenen işletmeler, 01.01.2024 tarihi itibarıyla sürdürülebilirlik raporu hazırlamakla yükümlü kılınmıştır.

TSRS, işletmelerin sürdürülebilirlikten kaynaklanan risk ve fırsatlara dair bilgileri, işletmenin kısa, orta ve uzun vadeli nakit akışlarını, finansmana erişimini ve sermaye maliyetini etkileyebilecek şekilde kamuoyuyla paylaşmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yönüyle sürdürülebilirlik raporları, yalnızca çevresel veya sosyal performansa ilişkin bilgiler içermekle kalmayıp, işletmenin gelecekteki finansal yeterliliğini etkileyebilecek stratejik değerlendirmelere de yer vermektedir. Dolayısıyla, söz konusu raporlar, genel amaçlı finansal raporlamanın bir tamamlayıcısı niteliğindedir.

Yönetim Kurulunun Sorumluluğu ve Güvence Denetimi

Finansal raporlarda olduğu gibi, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanmasından da işletmenin yönetim kurulu sorumlu tutulmaktadır.

Raporlama süreci yalnızca bilgi üretiminden ibaret olmayıp, bu bilgilerin güvenilirliğinin ve doğruluğunun bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından güvence altına alınması da gerekmektedir.

Bu noktada, KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşları devreye girmekte ve sürdürülebilirlik raporlarına ilişkin güvence denetimlerini gerçekleştirmektedir.

Denetçi Seçimi ve Genel Kurula Sunum Süreci

TSRS kapsamında güvence denetimine tabi tutulacak sürdürülebilirlik raporlarının, finansal tablolarla aynı yöntemlerle genel kurula sunulması gerekmektedir.

Bu doğrultuda, sürdürülebilirlik denetçisinin tıpkı bağımsız denetçi seçiminde olduğu gibi yönetim kurulu tarafından belirlenmesi ve ilk olağan genel kurulun onayına sunulması öngörülmektedir. Sürdürülebilirlik raporları da finansal tablolar gibi genel kurulda ortakların bilgisine ve onayına sunularak kurumsal şeffaflık güçlendirilecektir.

Geçiş Sürecine İlişkin Esneklik ve Uyum Kolaylığı

Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlaması, birçok işletme için ilk kez uygulanacak bir yükümlülüktür. Aynı zamanda mevzuatın dinamik bir gelişim süreci içerisinde olması, uygulama alanında ilave zorlukları beraberinde getirmektedir.

Bu nedenle, 25 Haziran 2025 tarihinde KGK tarafından yapılan duyuru uyarınca 2024 ve 2025 raporlama dönemlerine özel olarak, geçiş sürecinin kolaylaştırılması amacıyla, sürdürülebilirlik denetçisinin yönetim kurulu tarafından atanması ve ilk olağan genel kurulda onaya sunulması uygun görülmüştür. Ayrıca, 2024 faaliyet yılına ilişkin sürdürülebilirlik raporunun da 2025 yılı faaliyet dönemine ait olağan genel kurulda görüşülmesi mümkün kılınmıştır. Bu düzenleme ile uygulama birliği sağlanması ve yükümlülüğe geçişin daha planlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi hedeflenmiştir.

Bu kapsamda TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlaması, yalnızca bir raporlama yükümlülüğü olarak değil, aynı zamanda kurumsal stratejinin ve finansal istikrarın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve yatırımcı güveni açısından büyük önem taşıyan bu düzenleme, Türk iş dünyasının uluslararası standartlara entegrasyonu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım niteliğindedir. Denetçi seçimi ve raporların genel kurula sunulmasına ilişkin hukuki süreçlerin doğru şekilde yürütülmesi, uygulamanın başarısı açısından kritik önemdedir.