Avrupa Birliği Yeşil Tahvil Çerçevesi Nedir?

İklim değişikliği krizine yönelik regülasyonların uygulamaya konulması ile, şirketler sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve kendilerini iklim değişikliği ile uyumlu hale getirme adına girişimlerde bulunmaya başlamıştır. Yeşil dönüşümün gerçekleştirilebilmesi adına şirketler,  yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması veya düşük karbonlu teknolojilere geçilmesi gibi oldukça yüksek maliyet gerektiren bir takım adımları hayata geçirirken, bu yüksek maliyetleri karşılamak adına banka kredilerinden çok daha avantajlı olan tahvil ihracı yöntemini kullanmışlardır. Öyle ki yeşil tahvillerin ihracı 2019 yılında tek başına 258 milyar USD’ye ulaşarak oldukça çarpıcı bir büyüme ivmesi göstermiştir. Peki yeşil tahvil nedir? Yeşil tahviller, esasen diğer tahviller gibi sermaye piyasası araçlarından olup, bu tahvillerin farkı, elde edilen finansmanların “yeşil” yatırımların finanse edilmesi adına kullanılması gerekliliğidir. Bu bağlamda Avrupa Birliği (“AB”) tarafından neyin “yeşil” olduğuna ilişkin yürürlüğe konmuş olan AB Taksonomisi önemli bir ölçüt olacaktır. Taksonomi’ye ilişkin detaylı bilgilendirme adına hazırlanmış olan bilgi notumuza buradan erişebilirsiniz. AB tarafından 7 Eylül 2021 tarihinde yayınlanan AB NextGenerationEU (“NGEU”) Programı kapsamında Yeşil Tahvil Çerçevesi ile AB Geri Kazanım ve Dayanıklılık Tesisi (“RRF”) içerisinde Üye Devletler tarafından sunulan Geri Kazanım ve Dayanıklılık projelerinin (“RRPs”) finanse edilmesi hedeflenmiştir. Yeşil tahvil çerçevesinin tanıtılması adına konuşan AB Komisyonu Bütçe ve İdare sorumlusu Johannes Hahn; “AB’nin şu an ve 2026 yılının sonuna kadar 250 milyon EURO civarında yeşil tahvil ihraç etme istekliliği, AB’yi dünyanın en büyük yeşil tahvil ihracatçısı konumuna getirecek. Bu, aynı zamanda AB’nin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını göstermekte ve sürdürülebilir finans sistemini AB’nin toparlanma çabalarında ön sıralara yerleştirmektedir.” şeklindeki beyanları ile AB’nin sürdürülebilir ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde yeşil tahvillerin ihracını önemli bir araç olarak kullanacağının ve bu sayede yeşil yatırım ve reformlara finansman sağlanacağının açık sinyallerini vermiş oldu. AB, yeşil tahviller ile NGEU yatırımlarının en az %30’una finansman sağlamayı hedeflemekte.

Avrupa Birliği Yeşil Tahvil Çerçeve Tasarısı Nedir?

Yatırım ve Reformların Yeşil Olarak Nitelendirilmesi İçin Kriterler Nelerdir?

Bir ekonomik aktivitenin RRPs kapsamına yeşil olarak nitelendirilmesi adına belirlenen 11 farklı kriter, 4 farklı ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar; uygunluk, etkililik, verimlilik ve tutarlılıktır. RRP’lerde her yatırım ve reform, bunların uygulanmalarına yönelik adımları temsil eden niteliksel kilometre taşlarına ve nicel hedeflere bağlıdır. Bu hedefler ve kilometre taşları da projeler gibi AB Komisyon’unun ve Konseyi’nin onayına tabidir. Peki, onay aşaması ardında ödemeler nasıl gerçekleştirilecektir? RRF bazında %13’lük ön ödeme haricindeki ödeme dilimleri, bu kilometre taşlarına ve hedeflere ulaşılması halinde gerçekleştirilecektir. Ödenecek tutar, sağlanan kilometre taşı ve hedef tatmin ediciliğine ilişkili olarak sunulan ödeme talebine denk gelecek şekilde belirlenecektir. Üye Devletler yılda iki defaya mahsus ödeme talebinde bulunabileceklerdir. Ancak, bu tatmin ediciliğin tam olarak yerine getirilmemesi halinde dahi AB tarafından geçici bir kısmi ödeme yapılabileceği ve kalan ödemelerin, yeterlilik sağlanıncaya dek askıya alınabileceği öngörülmektedir. Fakat her halde üye devlet tarafından 6 ay içerisinde kilometre taşının veya hedefin sağlanamaması halinde, Komisyon finansal katkısını azaltabilecektir.

III. İklime Uyumluluk Katsayıları

Yeşil tahviller aracılığı ile finanse edilecek projelerin iklime uyumlu olarak işaretlenebilmesi adına 12 Şubat 2021 tarihinde yayınlanan, 2021/241 sayılı Geri Kazanım ve Dayanıklılık Tesisinin Kuruluşuna İlişkin Yönetmeliğin VI sayılı ekinde yer verilen 166 adet iklim uyumluluk katsayısı esas alınacaktır.  Bu katsayılar her bir yatırım ve reforma %0, %40 ve %100 olmak üzere farklı iklim uyumluluk seviyesi atamaktadır. Bu kat sayılar, en az iklim uyumluluğuna sahip yatırımlar için %0 ve en yüksek iklim uyumuna sahip yatırımlar için %100 olacak şekilde belirlenmiştir. Bu husustaki en önemli nokta ise, anılan Yönetmeliğin bu kat sayıların birçoğunu, uygulanabilir olduğu kararlaştırılan hallerde, AB Taksonomisi’nde yer alan teknik izleme kriterleri ile birleştiriyor olmasıdır. Peki birleştirme ile kastedilen tam olarak nedir? Hem AB Taksonomisi kapsamında yer alan teknik izleme kriterleri ve RRF özelinde belirlenen iklim uyumluluk kat sayılarının müdahale noktalarında bulunan yatırımlar, daha yüksek iklim uyumluluğu kat sayısına tabi olacaktır. Örneğin; binaların yenilenmesine ilişkin yatırımlar %40 oranında iklim uyumluluğu kat sayısı alacakken, AB Taksonomisi ile belirlenen ek kriterlerin karşılanması ve enerji kullanımında en az %30’luk bir azalma sağlanırsa, ilgili yatırıma ilişkin iklim uyumluluğu kat sayısı %100 olarak belirlenecektir. Herhangi bir iklim uyumluluğu katsayısı, AB Taksonomisi kapsamındaki teknik izleme kriterleri ile birleşmiyor ve bir müdahale alanı oluşmuyorsa bile, söz konusu kat sayılar AB Taksonomisi’ne uyumlu olacak şekilde hazırlanmış olduğundan tutarlı bir uygulama alanı yaratılmıştır. Peki Yeşil Tahvil Çerçevesi nasıl uygulanacaktır? Yeşil Tahvil Çerçevesi, Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği’nin piyasa odaklı yeşil tahvil prensiplerine uygun olarak uygulanacaktır. Çerçeve hükümler kapsamında uygulamanın; gelirlerin kullanımı, harcamaların incelenmesi ve yatırımların seçilmesi, gelirlerin yönetimi ve raporlama aşamaları olmak üzere 4 ana aşamada yürütüleceği öngörülmektedir. Ancak, değinildiği üzere çerçeve düzenleme sadece üye devletlerin RRPs kapsamındaki yatırım ve reformlarının yeşil tahviller kapsamında finanse edilmesini öngördüğünden ülkemizi ve ülkemizde faaliyet gösteren ticari aktörleri etkilemeyecektir.